Hepsine hükmedecek bir çift ayakkabı: Mary Jane platformların yükselişi

Genelde bir semptom vermeden ilerleyen glokomun Türkiye’de görülme oranının yaklaşık yüzde 2 oysa tanı konmuş hastaların oranının yüzde 25 ile 30’larda seyrettiğini belirten Anadolu Afiyet Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naci Sakaoğlu, tanısı konmamış glokomlu hasta sayısının oldukça pozitif olduğunu vurguladı. Dr. Sakaoğlu, glokomla ilgili merak edilen 8 soruyu yanıtladı.

1- Glokom açısından kimler daha tehlikeli?

Hastalığın nedenleri, aynı zamanda risk faktörlerini de ortaya koyuyor. Göz içi basıncı yüksekliği, 50 yaş üstünde olmak, ailede glokom öyküsü yani genetik yatkınlık, diyabetik retinopati, santral retinal ven dal tıkanıklığı, üveitler, oküler travmalar gibi birlikte seyreden diğer göz hastalıklarının varlığı, uzun vakit kortizon kullanımı, Kanada, Grönland gibi arktik alan hastalıkları, Doğu Asya halklarında gizli açısal glokomun sık görülmesi gibi coğrafik bölge etkisi faktörleri glokom açısından tehlike oluşturabiliyor. 

2- Göz tansiyonu için yalnızca göz içi basıncını ölçtürmek yeterli mi?

Glokom tanısı için tedbirli bir göz muayenesi durum. Tonometri adlı cihazla göz içi basıncı ölçülürken, görme alanı muayenesi ile çevresel görmede bir hasar olup olmadığı incelenir. Kornea kalınlığı ölçülür, göz siniri ve retina damarlarının daha ayrıntılı analizleri için icabında tomografik çalışmalar de yapılır. 

3- Glokom tedavisi görme kaybını düzeltiyor mu?

Tedavideki en temel gaye; hastalığın yol açtığı görme kaybını, göz siniri hasarındaki ilerlemeyi durdurmaktır. bu nedenle o ana değin oluşan göz sinir hasarı ve görme kaybı geriye dönük olarak düzelmez. Çare için; göz sinir hasarına yol açmayacak, hastalığın ilerlemesini durduracak göz tansiyonu seviyelerine varmak hedefiyle bir takım ilaçlar (çoğu göz damlası) ve/ya da cerrahi teknikler, lazer uygulamaları kullanılabilir. Çoğu hastada başarılı olan bu tedavilerin beceriksiz kaldığı durumlarda, lazer ve cerrahi tekniklere de başvurulabiliyor. Unutulmamalıdır oysa; glokom tedavisi ömür boyu devam edecek bir tedavidir ve bu sayede görme kaybının ilerlemesi önlenir. 

4- Düzenli spor glokom için yardımsever mı?

Düzenli alıştırma göz tansiyonunu geçici olarak düşürür, ama anaerobik egzersizden sakınmak gerekli. Yani koşarken, bisiklete binerken bir anda hızlanmak, mekik, barfiks gibi hareketler, yük kaldırmak, baş aşağıya gelecek şekilde yapılan skuba diving ve bungee jumping gibi sporlar göz içi basıncını yükselttiği için glokom açısından zararlıdır, önerilmez. 

5- Yeni doğan bebeklerde glokom görülebilir mi?

Anne ya da babası akraba olan ve ailede körlük öyküsü yer alan, bir veya iki kardeşi glokomlu doğan bebeklerde doğumsal glokoma rastlanabilir. Göz tansiyonunun anne karnında artması henüz yumuşak olan göz küresinin dış kabuğunun genişlemesine ve bebeklerin büyük gözlü doğmalarına niçin olur. Hem göz mavimsi renkte, kornea mattır. Bu bebekler ışıktan kaçarlar ve gözleri fazla sulanır.             

6- Vitamin ve mineral edinmek glokoma iyi kazanç mi?

Vitamin ve mineral takviyelerinin glokom tedavisinde yeri yoktur. Ama bir takım vitaminlerin ve magnezyumun ana tedaviye ilave olarak fayda sağladığına dair bir takım bilimsel çalışmalar var. Buna karşın günlük çare pratiğinde az önce bir kaide haline geldiğini söyleyemeyiz. 

7- Oküler hipertansiyon nedir?

Göz basıncı 22 mmHg üzerinde olduğu halde glokom olmayan kişiler oküler hipertansiftir fakat bu bir rahatsızlık değildir. Kayda Değer nokta şu; göz basıncı öteki insanlara tarafından yüksek olduğu için glokom olma riski taşırlar. 

8- Normal basınçlı glokom nedir, nasıl çare edilir?

Glokomlu hastalarda göz basıncı çoğunlukla 20 mmHg ve üzerindedir. Glokomun bu tipinde ise göz basıncı 20 mmHg’nin aşağıda seyreder. Yavaş ilerleyen bir glokom tipiyken tedavisi ise oldukça zordur. Kan ve damar hastalıklarıyla yakın ilişkisinden nedeniyle tedavisinin bu açıdan da desteklenmesi önemlidir. 

Yorum yapın

SMM Panel