Araştırma: Kansere bağlı ölüm oranları azaldı

Kanser türlerinin görülme sıklığı bakımından dünyada erkeklerde birincil, kadınlarda ise 3. sırada gelen akciğer kanseri, bütün kanserler aralarında yüzde 11’in üstünde bir oranda bulunuyor. Türkiye’de 75 yaş öncesi her 4 kişiden biri kansere yakalanma riskiyle karşı karşıya geliyor ve sıradan her sene 27 binden pozitif kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, 2020’de bu rakamın 41 binin üstüne çıktığı görülüyor.

Son yıllarda teşhis ve tedavide yaşanan gelişmeler sonucunda kansere bağlı yaşam kayıplarının azaldığına uyarı çeken Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özyiğit, şu bilgileri aktardı: “Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü’nün yayınladığı rapora tarafından ABD’de kansere emrindeki ölüm oranlarında her geçen sene gerileme görülüyor. 1991’de kanserden vefat oranları zirvedeyken geçen 30 yılda kanserden ölenlerin oranı toplam yüzde 31 azaldı. Kanser kaynaklı can kayıplarının azalmasında, en yaygın görülen dört kanser türü olan akciğer, kolerektal, meme ve prostat kanserinde uzun vadeli düşüşler rol oynuyor. Raporda akciğer kanseri ölüm oranındaki genel gerilemenin kaynağı olarak sigara içmenin azalması, radyoterapi ve ilaç tedavilerindeki gelişmeler gösteriliyor. Oysa bu umut verici gelişmeye karşın, raporun da uyarı çektiği gibi akciğer kanseri ABD’de erkeklerde ve kadınlarda en sık teşhis edilen ikinci kanser türü olmaya devam ediyor. Akciğer kanseri öteki ülkelerde de en sık tanı edilen kanser türlerinden biri olmaya devam ediyor.”

Genelde semptom göstermeden ilerleyen akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde görüntüleme cihazlarının yaşamsal siklet taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Özyiğit, akciğer kanseri tümörlerinin başlıca tarama ve kontrollerde ortaya çıktığına uyarı çekerek, “Akciğer kanserinde en kayda değer risk faktörü sigara içmek. Ülkemizde sigara tatbik oranı Dünya Sağlık Durumu Örgütü verilerine göre yaklaşık yüzde 26 seviyesinde bulunuyor. Pandemi döneminde Covid -19 şüphesi nedeniyle çok sayıda hastaya akciğer tomografisi çekildi. Bu sayede demin birincil evrelerinde olan akciğer tümörleri bazı hastalarda tanı edilebildi. Hastalar için erken tanı ve tedavi imkânı sunan bu şart, ilerleyen zamanlarda akciğer kanserinden kaynaklanan vefat sayısının düşmesinde etkin olabilir” dedi.

Uzun senelerdir sigara içen 55 yaş üstü bireylerin, herhangi bir sağlık durumu şikâyeti olmasa da uyumlu olarak akciğer kanseri taraması yaptırması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Gökhan Özyiğit şöyle devam etti: “Herhangi bir belirti vermeyen akciğer nodülleri, genellikle bilgisayarlı tomografi veya daha az çoğunlukla akciğer grafisi ardından tesadüfen ayrım ediliyor. Akciğer kanseri tanısı için değişken durumlarda PET-BT gibi daha ileri görüntüleme yöntemleri kullanılıyor. Değişken bölgeden alınan biyopsinin peşinde sonuca tarafından hastanın tedavisi planlanıyor. Hastaların sağlıklarına kavuşması için cerrahi müdahaleler, radyoterapi ve kemoterapi gibi tedavi yöntemleri uygulanıyor.”

Yorum yapın