2022 gelinlik trendleri: Romantik ve özgür

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, anne ve çocuk ilişkisi, bu ilişkide ortaya çıkan sorunlara ilişkin kayda değer değerlendirme ve tavsiyelerde bulundu.

Anne ve çocuk arasındaki ilişkide dönem dönem sorunların yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kimi annelerin doğum sebebiyle ara verdikleri meslek hayatına dönüş yapmasıyla bu süreçte çocuğun bir takım tepkiler verebileceğini söyledi.

Çocuklar sorunlarını davranış diliyle anlatır

Anne işe başladıktan sonradan çocukların tırnak yeme, tırnak etlerini koparma gibi davranışlarda bulunabileceğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Tırnak yemek, ileri yaşta stres azaltma tekniği olarak kullanılır. Vesvese olduğu süre beyin otomatik bunu yapıyor. 4-5 yaşındaki çocuklar genellikle sorunlarını laf diliyle anlatamazlar, tavır diliyle anlatırlar. Örneğin altına kaçırma, sıkça ağlama, geceleri annesinin yanına gelme gibi. Bu tepkiler, çocuğun kaygısının yüksek olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, parmak emmek, çivi yemek yemek, altına kaçırmak gibi davranışların çocuğun örnek aldığı birinde varsa da ortaya çıkabileceğini kaydederek “Çocuk model olarak seçebilir. Çocuk, mutsuzluğunu giderme tekniği olarak buna yönelebilir. Bu davranışı ilgi çekince de pekiştirebilir.” dedi.

Anneden bölünme anksiyetesi yenilmelidir

“Seperasyon anksiyetesi” denilen anneden ayrılma anksiyetesini çocuğun yaşayıp yenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne çocuğundaki bir sorununun üzerine gidiyorsa mesela ‘tırnağını yeme’ diyorsa, çocuk ‘Annem bana değerinde veriyor, beni seviyor’  diye düşünüyor. Bu olumsuz ilgidir. Çocuğun yalnızlığını gidermek için annesinin kendisiyle ilgilenmesini karşılamak için geliştirdiği bir yöntemdir. Burada olumsuz alaka, ilgisizlikten daha iyidir. Çocuk kendini hırpalatabilir, annesini bağırtır ve rahatlar. En büyük travma, değil sayılmaktır.” dedi.

Ergenlik döneminde ortaya meydana çıkan bir takım davranış bozukluklarının arkasından gizli bunalım olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ergenlikteki çocuğun duygularını açıklama etme becerisi daha gelişmemiştir. ‘Bir sorunum var, moralim bozuldu’ diyemiyor. ‘Neden bozuldu?’ diye inceleme yapamadığı için, kaygıyı tamir etmek için bir yöntem geliştiriyorlar. Annesinin ilgisini çekmeye çalışırlar.” dedi.

Çocukla inatlaşmada anne kaybeden taraf oluyor

Bazı annelerin yemek elinde çocuğun arkasında dolandıklarını bildiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuk böyle durumlarda yani yeme-yememe mücadelesiyle annesinin kendisiyle ilgilenmesini oyun gibi görüyor. Anne böyle durumlarda inatlaştığı vakit sık sık kaybeden taraf oluyor. Anne çocuk için kaygılandığını, ağırlık verdiğini hissettirirse, çocuk bilmeden o davranışa daha fazla odaklanır. Buna ‘ters uğraş kuralı’ deniyor. Bu kurala kadar, bir topluluğa ‘pembe fil düşünmeyin’ denirse grup üyeleri, düşünmemeye çalıştıkça daha çok düşünür. Fakat burada ilgi odağını, dikkat odağını değiştirirsen düşünmeyebilirsin. Anne çocuğun bir hareketini onaylamıyorsa ‘Yapma’ çağırmak yerine ‘Ben şu an senin yanından ayrılıyorum, böyle bir şey yapan çocukla oturamam’ deyip o hareketi onaylamadığını hissettirmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Negatif ilginin istenmeyen davranışı pekiştirdiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Çocuğu artı davranışa rehberlik etmek önemli.” dedi.

Nitelikli süre geçirmede çocuk dinlenmelidir

Çalışan annelerin çocuklarıyla gün içerisinde mutlaka nitelikli zaman geçirmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne kastetmek zorunda olabilir lakin nitelikli dediğimiz, çocukla beraber 5-10 dakikalık bir süre bile olsa zaman ayırması çok önemlidir. Göz temasının olduğu, çocukla birlikte bir şey okuyup ona anlattırdığı süre, çocuğu en çok memnuniyet ettirecek zamanlardır. Bu zamanlarda örneğin ona hikaye okuyup çocuğa anlattırıp, sabırla kulak vermek gereklidir.” diye konuştu.

Susan çocuk gelecekte sosyal fobik oluyor

Bazı annelerin maalesef çocuğu sabırla dinlemediğini bildiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bazı anneler konuşur konuşur, çocuk susar. İleride çocuk sosyal fobik oluyor ya da konuşmasında tutukluk oluyor, kendini açıklama edemiyor. Fakat soru soran çocuk iyi bir çocuktur. Soru soruyorsa çocuk öğreniyordur. Ötelemiyordur, içine atmıyordur. Çocuğun konuşabilen çocuk olmasını temin etmek lazım.” dedi.

Toplumumuzda düş kurmanın kültür olarak bastırıldığına uyarı çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu bizim kuvvetsiz tarafımız. Bunu değiştirmemiz lüzumlu. Bunu değiştirmezsek itaat kültürü olur.” uyarısında bulundu.

Çocuk rahatlama yöntemi olarak bu davranışları kazanıyor

Çivi yeme, parmak emme gibi davranışı bağımlılığa benzeten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bağımlılıkta beyinde ödül-suç oluşturan sisteminin bozulduğunu kaydederek “Çocuk bir nevi bunu rahatlama yöntemi olarak kazanıyor. Beyin eksilen seratonin ihtiyacını pek karşılıyor. Bir müddet sonradan bağımlılığa dönüşüyor. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır. Beyin merkezine madde olarak ödül veriyorsun ve sahte bir rahatlık oluşuyor. Zaten derhal bağımlılığa ödül yetmezliği sendromu deniliyor. Bu durumlarda beyindeki kimyasal düzeni sağlamadan bağımlılık tedavisi tam olmuyor.” dedi.

Günümüzde eğitimde güven , korku istisna

Çocuğa zorlayarak bir şey yaptırıldığı zaman savunma duygusu uyandığını gösteren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yaşamsal tehlikesi olmayan konularda zorlamak dürüst yok. Herzamanki eğitim sisteminde nefret edilen şey , güven istisna idi. Hemen güven , korku istisna. Korkutarak yapılacak şeyler bir anda yola fırlaması ya da sobaya yaklaşarak kendini tehlikeye sokacak durumlarda olabilir oysa 1 yaşındaki çocuğu tuvaletini kaçırırsa korkutacak tehditlerde bulunmak fazla zararlıdır.” uyarısında bulundu.

Çocuk dini kavramlarla korkutulmamalıdır

Çocuğun dini kavramlarla korkutulmasının da öyle çok riskleri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu tehditler çocuğun kafasını karıştırabilir. Çocuğu korkutarak düzeltemezsiniz. Cezalandırma istisnai durumlarda olur.” dedi. 

Anne yoksunluğu sendromunda çocuk sürekli ağlıyor

Genellikle çocukluğun birincil döneminde ortaya çıkan parmak emme davranışının emzirilmeyen çocuklarda görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Emzik verildiği vakit oral fiksasyon olmayacak mı? Mesele o yok. Çocuğun en büyük psikolojik ihtiyacı o anda güven ihtiyacı. Güven ihtiyacı oluşması için yaşam güvenli, gelecek güvenli duygusu olması lüzumlu. Anne yoksunluğu sendromunda ne olur? Çocuk sürekli ağlar. Onda nefret edilen şey, kaygı vardır. Çocukluk depresyonu vardır. Birisi yanına yaklaştığı vakit çocuk susar, bakar annesi mi geliyor diye, annesi ise ona sarılır, rahatlar ve ağlaması ağır ağır azalır. Fakat annesi yok, başkası ise bitmiş ağlamaya başlar. Çocuk bilerek yapıyor zannedilir. Halbuki çocuk o anda psikolojik, güven, yalnızlık, sevgi ihtiyacını bitirmek için yapıyor. 

Bebeğin dünyaya gelir gelmez birincil tepkisinin ağlamak olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ciğerlerine soğuk hava girdiği süre aniden bire anne karnının konforu gidiyor. Artık nefes alması gerekli. Hayatın çoğu gerçeğiyle yüzleşiyor doğan kişi. İlk duygusu korku, birincil tepkisi matem ve birincil rahatlaması anneye sarılıp, emzirildiği zaman. Bu Nedenle korkuyu giderme, sevgi alma ve temel güven oluşturma duygusu oluşuyor.” dedi.

Anne mutlaka gerçeği söylemeli ve güven kazanmalıdır

Bir çocukta temel güven duygusu yoksa çocuğun çeşitli tepkiler verebileceğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Annenin işe gideceği ya da bir diğer yere gideceği süre çocuğu ‘Bak ben işe gideceğim fakat yine geleceğim’ diyerek zeka olarak hazırlaması gerekli. Çocuk ağlasa da tepki de gösterse mutlaka vedalaşarak ayrılacak. Vedalaşmadan ayrılınca çocuk yeniden korkuya kapılıyor. ‘Annem ya gelmezse?’ diye düşünüyor. Yalan güveni zayıflatır. Çocuk asla kandırılmamalıdır ve yalan söylenmemelidir. Çocuk bir süre sonradan ‘Annem çoğu kez yalan söylüyor, demek oysa her söylediği doğru değildir’ diye düşünmeye başlıyor. Çocuğa yalan söylemeden alaka odağını değiştirmek lüzumlu. Yalan Söyleme, çocuğun kişiliği haline geliyor. Böyle olunca da çocuk, yaşam değişken, millet kararsız, aldatılabilirim duygusu yaşıyor.” diye konuştu.

Izdivaç güven yuvasıdır

Çocuğu yalanla büyüten annelerin çocuklarında paranoyaların fazla pozitif ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne sevgi verse bile güven olmadan olmaz. Dürüstlük olmadan olmaz. İş birliği sanatının temel özelliği yalancıktan uzaktan durmaktır. Güvenin temelinde açık, şeffaf, dürüst ilişki kayda değer. Içten ilişki yoksa mantıksal bağ da yoktur. Orada güven alanı oluşmaz. Evlilik sevgi yuvası yok, güven yuvasıdır. Güven yuvası için sevgi yetmiyor. Sevgi var ama aldatıyor örneğin.” dedi. 

Kesin Olmama çocukta gelecek kaygısı oluşturuyor

Parmak emen çocuk psikolojisinde, anne-çocuk bireyselleşme ve ayrışma sürecinin tam aşılamadığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Anne çocuğa ‘Şimdi işe gidiyorum ama yeniden geleceğim, hep geldim’ dediğinde çocuk beklemeyi öğrenmiş oluyor. Çocuk da sağlamlık eğitimi oluyor. Annenin işten eve geldiğinde ise evdeki işlere başlamadan çocuğa süre ayırması gerekiyor. Çocuğun gelecek kaygısı yaşamaması için belirsizliği onarmak gerekli. Çocuk, ‘Hadi oynayalım anne’ dediğinde değil, anne ‘Şu saatte oynayacağız’ dediğinde o saatte oynanacak. Anne sözünü tutacak lakin nasılsa sesi çıkmıyor diye atlatmayacak. Anne çocukla beraber vakit geçirmeyi artırırsa çocuğun uyarı sürüklemek için yaptığı davranışlar değişir.” diye konuştu.

Yorum yapın

SMM Panel