2021 CFDA Moda Ödülleri’nden en iddialı kırmızı halı görünümleri

Zorlama her türlü yok edici bir eylemdir

Öfke duygusu öteki duygular gibi insana ait esas duygular arasındadır ama yıkıcı etkileri dolayısıyla sözel ve davranışsal olarak içten ifadesi hayati ağırlık arz etmektedir. İnsanların birçok zamanla kavgacı dürtülerini denetlemeyi ve toplum göre daha kabul görebilen etkinliklere yöneltmeyi öğrenirler. Bu öğrenimin temeli ilk olarak ailede gerçekleşmektedir. Bedensel veya psikolojik olarak bir başkasına hasar veren her türlü tutum saldırganlık olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla saldırganlığın içerisinde güç davranışlarını da barındırdığı söylenebilir. Baskı ise bireyin yaralanmasına ölümüne veya biyo-psiko-sosyal açıdan gelişmesine engel olan her türlü tutum ve sözdür. Güç ister maddesel ister psikolojik ögeler içersin ister canlıya ister cansız bir nesneye yönelik olsun her türlü yıkıcı bir eylemdir. Kuvvet bir sonuçtur ve ancak bu sonuca nelerin faktör olduğu konusunda bilinçlenerek şiddet davranışını ortadan uyandırmak mümkün olabilmektedir. Kavgacı davranış ve davranışların ebeveyn tutumu, sosyo-idareli koşul, toplum yapısı ve bilhassa cinsiyete dayalı sosyal normlar gibi bir çok faktörle ilişkili olduğu söylenebilir.

İzleri bir ömür sürüyor Çocuklarınızla iletişim kurarken bunlara dikkat edin

Aile yapısı çocukların gelişiminde kayda değer rol oynar

Çocuk birincil sosyal deneyimlerini aile içerisinde deneyimler. Kişiliğin oluşumunda manâlı bir yeri olan özdeşim belirlemek, çocuklarda aile bireylerini modelleme yoluyla gerçekleşir. Bu Nedenle model alınan ailenin yapısı çocuğun ileriki yaşantısında, hissi ve toplumsal gelişiminde belirleyici bir rol oynar. Bu noktada ebeveyn tutumları epeyce önemlidir. Anlayışlı ve sürekli ailelerde artan çocuklar ilişkilerinde daha sosyal ve duyarlıyken kendi duygu ve düşüncelerini açıklama etme konusunda da oldukça başarılı olabilmektedirler. Bu tür çocuklarda davranışlarını denetim becerisinin daha yüksek düzeyde olduğu da görülmektedir. Buna karşılık katı ve otoriter tutum sergileyen ailelerin çocuklarının ise duygu ve düşüncelerini daha çok saldırgan tutumlarla açıklama etme eğilimlerinin olduğu ve kendi iç dünyalarını açıklamakta güçlük yaşadıkları görülmektedir. Katı ve otoriter tutuma maruz kalan çocuk, yaşamı baştan başa aralıksız birileri tarafından denetleme edilme ihtiyacı ya da fazla yoklama etme ihtiyacı duyabilmektedir. Yetişkinlikte ise ikili ilişkilerde güven ve anlayıştan uzakta, baskıcı ve katı tavır sergileyebilmektedirler. bununla birlikte dürtülerini yoklama yetisi düşük olan çocukların ebeveyn tutumlarının aşırı dar, bağımsızlık her istediğini gerçekleştiren sınırların olmadığı tutumlar olduğu da uyarı çekmektedir. Dolayısıyla güven verici, destekleyici ve hoşgörülü tutumun sağlıklı bir psikososyal gelişim için epeyce manâlı olduğu söylenebilir.

İzleri bir ömür sürüyor Çocuklarınızla iletişim kurarken bunlara dikkat edin

Sözler ağızdan bir kaç saniyede karşısında tarafa gidiyor. Ancak izleri ise bir ömür kalıyor

İhmal edilen çocukluk dönemi, olumlu davranışların yerine sürekli olarak olumsuz davranışların vurgulanması, hayal kırıklığı, aşağılanma ve öfkeye maruz kalma gibi negatif çocukluk yaşantıların saldıran davranışın aşağıda yatan en esas etkenlerden oldukları söylenebilir. ‘’Güç dilde başlar eyleme döner‘’. Çocuğunuz beğenilmeyen bir tutum yaptığında veya bir söz söylediğinde onur kırıcı söz ve davranışlarınızdan uzak durun. Zor davranışı çocuğun şehvetli ihtiyacının karşılanmamasının dışa vurumudur. Duygusal ihtiyaçları karşılanmayan çocuk toplum tarafından kabul görmeyen tutumlarla ihtiyacını gidermeye çalışabilir. Örneğin, kardeşi doğduktan sonradan hissi ya da bedensel anlamda ihtiyaçları karşılanmayan, görülmeyen veya jurnal rutinleri bozulan çocuk, kardeşine ya da etrafa hasar verici davranışlar sergileyerek duygusal ihtiyaçlarını açıklama edebilir. Bu sebeple çocuğun öfkesinin aşağı yatan ihtiyaçları anne ve babalar göre dikkatle takip edilmelidir.

İzleri bir ömür sürüyor Çocuklarınızla iletişim kurarken bunlara dikkat edin

İlişkilerinizde sürekli olun, istenilen davranışın gerçekleşmesinde ebeveynlerin eylemleri sözlerinden daha etkilidir. Örneğin çocuklarından arkadaşına vurmamasını, eşyalarını kırmaması isterken siz onlara beğenilmeyen bir davranışı ortadan kaldırmak nedeniyle vahşi davranırsanız çocuğunuzu ikileme düşürmüş olursunuz. Buradaki davranış öğrenimi çocuğun sadece çevresindekilerinin kendisine nasıl davrandığı ile ilişkili değildir. Çevresindeki bireylerin de birbirlerine nasıl davrandıkları, problem aleyhinde hangi tutumları sergiledikleri oldukça önemlidir. Ebeveynlerinin problemler karşısında kuvvet davranışı gösterdiklerini gören çocuklar yetişkinliklerinde bunu sorun çözmede doğal bir seçenek olarak görebilmektedir. Çünkü çocuklar sözlerinizden ziyade yaptıklarınızdan öğrenme eğilimindedirler. Çocuklara sürekli olarak neyi yapıp neleri yapmamaları konusunda uyarmak yerine istenilen davranışın nasıl yapıldığı ve neden yapılması gerektiği gelişimsel sürecine uygun bir dil kullanılarak anlatılmalıdır. neticede çocuğunuzun sağlıklı gelişimi için, ona güven duygusu aşılayın, yönlendirmeyin rehber olun, yeteneklerini keşfetmesine müsade verin, içten bir model olun, çocuğun istek ve ihtiyaçlarını karşılayın ve sorunlarla baş ederken destekleyici tavır sergileyin.

Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir