2021 CFDA Moda Ödülleri’nden en iddialı kırmızı halı görünümleri

Dünyada gerek organ yetersizliği gerekse de böbrek nakline engel durumlar sebebiyle, ileri dönem böbrek yetmezliği olan 4 milyona yakın hastanın üçte ikisi hemodiyaliz tedavisi doğruca hayata tutunuyor. 60 yıldır dünyada, bilhassa de gelişmiş ülkelerde uygulanan konut hemodiyalizi Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun müşterek çabalarıyla, son yıllarda ülkemizde de gitgide artarak gelişen bir şekilde hastaların hizmetine sunuluyor.

Ankara’da Türk Nefroloji Derneği öncülüğünde ev hemodiyalizinde 1 ve 1000’inci hasta buluşması gerçekleştirildi. Böbrek yetmezliği hastalarının hayat süresini ve yaşam kalitesini iyileştirmek için yapılan tedavi seçeneklerinin ve ev hemodiyalizi kullanan hastaların deneyimlerinin paylaşıldığı toplantıda Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Alaattin Yıldız, Ankara Büyük Kasaba Hastanesi Nefroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Fatih Dede, Prof. Dr. Ercan Ok ve Sıhhat Bakanlığı Sağlık Durumu Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin konuşmacı olarak yer aldı.

Böbrek yetmezliği olan hastaların zamana ihtiyacı olduğunu ve o zamanı kazanmak için de en önemli tedavi yöntemlerinden birinin hemodiyaliz olduğuna bilhassa uyarı çeken Afiyet Bakanlığı Sıhhat Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Tekin, “23 bin civarında böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bu hastaların tümü diyalize girmek zorundalar. Bizim verdiğimiz sağlık durumu hizmetinin en iyi alternatifi olarak konut hemodiyalizi görüldüğü için buna mutlaka tartı vermemiz lazım. aynı zamanlı olarak organ bağışını ve konut hemodiyalizini artırmamız gerekiyor. Biz de bakanlık olarak bu konunun destekçisi olduğumuzu kullanmak için buradayız. Devlet olarak bu nesil aktivitelerin ve hizmetlerin ardına kadar arkasındayız” diye konuştu.

Kronik böbrek yetersizliğinin ileri aşamasında manâlı bir tedavi olan hemodiyaliz işleminin ülkemizde 70 bin civarındaki hastaya uygulandığının altını çizen Prof. Dr. Alaattin Yıldız, hemodiyalizle eksik çalışan bir organın fonksiyonunu yerine koyma tedavisinin ev gibi sıcak bir ortamda gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Ülkemizde son 10 yılda ev hemodiyalizi tedavisinde manâlı gelişmeler kaydedildiğinin altını çizdi.

EV HEMODİYALİZİ NASIL BİR FAYDA SAĞLIYOR?

Yakın zamanda 1000’inci hastaya ulaşıldığına bilhassa uyarı çeken Prof. Dr. Alaattin Yıldız, “Bu gelişmelerle Avrupa’da ikinci, dünyada beşinci sırada yer almaktayız. Bugün bu gururu paylaşmak için buradayız” diye konuştu. Konut hemodiyalizi tedavisini hastanın evinde uygulamasıyla birlikte daha uzun süreli diyaliz yapabilmenin, böylece daha artı miktarda üremik toksinlerden vücudun arınması ve vücutta biriken suyun yeterli miktarda uzaklaştırılmasının sağlandığını açıklayan Prof. Dr. Alaattin Yıldız, “Konut gibi sıcak bir ortamda, kalbi yormadan yapılan uzun diyaliz işlemiyle hastaların keza hayat kaliteleri artabilmekte ayrıca de beklenen hayat süresi uzatılabilmektedir. Hastaların kendilerini klinik olarak mükemmel hissetmeleri ve çalışma hayatına devam edebilmeleri olası olabilmektedir.” açıklamasında bulundu.

PANDEMİ SÜRECİNDE KRONİK BÖBREK HASTALARI BÜYÜK RİSK ALTINDA

Ankara Büyük Kasaba Hastanesi Nefroloji Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Fatih DEDE ise pandemide evde hemodiyaliz işlemine değinerek şöyle konuştu: “Pandemi sürecinde evde hemodiyaliz ayrıcalıklı görünmektedir. Nefroloji ünitelerinde tedavi gören öncelikle diyaliz ve organ nakli hastaları almak üzere az kalsın tüm kronik böbrek hastaları, kullanmış oldukları ilaçlara alt bağışıklık sisteminde olan baskılanma sebebiyle Kovid-19 bulaşma ve yoğun bakım ihtiyacı gelişimi açısından yüksek tehlikeli grupta yer almaktadır. Ülkemizdeki hemodiyaliz hastalarının çoğunluğu haftada 3 kere elde etmek üzere, bir merkezde diyalize girmektedir. Birçok hasta bu merkezlere toplu nakliye ile ulaşmaktadır.

Diyaliz merkezlerinin bilhassa kamu bünyesinde olanları, diğer ayakta tedavi veren ve yatan hastaların da olduğu birimlere komşu fiziksel yapıdadır. bu nedenle yakın temas ve bulaş açısından merkezde diyaliz daha yüksek tehlikeli görünmekte olup yapılan çalışmalarda da bu gösterilmiştir. Kovid-19 sıklığı merkezde diyalize giren hastalarda bambaşka ülkelerde %25-35 arasında iken evde hemodiyaliz ve periton diyalizi olan gruplarda daha düşük sıklıktadır. Ölüm oranları da keza diyaliz hastalarında bütün dünyada ve ülkemizde %30’lar civarında olup, evde çare olan grupta bu oranlar daha düşüktür. Ankara Kent Hastanesi evde hemodiyaliz hastalarında Kovid-19 tanısı olan hasta sıklığı %18 olup Kovid-19 nedeniyle kaybedilen hastamızın olmaması çok sevindirici bir durumdur. Ev diyalizi uygulamasının hasta sağlığı, yaşam kalitesi ve ülke ekonomisi için oldukça faydalı olacağını ve süre içerisinde yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum.”

Türkiye ev hemodiyalizinde Avrupada ikinci, dünyada beşinci sırada

HASTANIN TÜM MASRAFLARINI DEVLET KARŞILIYOR

Özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan ev hemodiyalizinin Sıhhat Bakanlığı ve Sosyal Emniyet Kurumu’nun ortak çabalarıyla, son yıllarda ülkemizde de gitgide artarak gelişen bir şekilde hastalara sunulduğuna bilhassa şive yapan Prof. Dr. Ercan Ok, “Evde hemodiyaliz yapılabilmesi için hastaya ya da evdeki bir hasta yakınına eğitim verilebildiği gibi, evde hemşire göre da uygulanabilmektedir. Eve bir diyaliz makinesi ve ufak bir temizleme sistemi kurulmakta, tüm emniyet önlemleri alınmakta, zorunlu malzemeler düzenli aralıklarla hastanın evine götürülmektedir. Bu tedaviye erişebilmek için hastalar hiçbir ödeme yapmamakta, masrafların hepsi devlet göre karşılanmaktadır” diye konuştu.

Hastaların hemodiyaliz tedavisini genel olarak gece uykuda iken sekiz saat süreyle yaptığına, böylece bu işlemin de zararlı atıklardan temizlenmeyi ciddi olarak artırdığını belirten Prof. Dr. Ercan Ok, “Halsizlik, kan basıncı düşmesi veya fazla yükselmesi, akışkan birikimine tabi nefes  darlığı ve yürek sorunları, kansızlık, iştahsızlık, kemik hastalığı, damar kireçlenmesi gibi sık görülen sorunlar ortadan kalkmakta, zihinsel işlevlerden üreme işlevlerine kadar tüm vücut işlevlerinde önemli düzelmeler olmaktadır. Diyet kısıtlamaları hafiflemekte, bir fazla ilacın kullanımına bundan böyle gerek kalmamaktadır.” dedi.

Türkiye’nin hastalara evde hemodiyaliz imkanı sunan ülkeler aralarında üstteki sıralarda yer aldığının altını çizen Prof. Dr. Ercan Ok, hasta sayısı açısından Mart 2020 itibarıyla Avrupa’da İngiltere’den daha sonra ikinci, dünyada ise ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya’dan sonradan 5. ülke konumunda olduğunu açıklama etti.

‘EV HEMODİYALİZİYLE BİRLİKTE HAYATIM FAZLA DEĞİŞTİ’

Toplantıda, böbrek yetmezliği hastalarının hayat süresini ve yaşam kalitesini iyileştirmek için yapılan çare seçeneklerinin ve ev hemodiyalizi kullanan hastaların deneyimleri paylaşıldı. Laf alan hastalardan Cemal Dikte ise şöyle konuştu:

“Konut hemodiyalizine geçtiğim vakit hayatımda çok şey değişti. Öncelikle deri rengim fazla daha canlı bir renk oldu. Yeniden başlayan hayatımda 45 dakika bisiklete biniyorum. İşime bundan böyle daha fazla süre ayırıyorum. İlk diyalize başladığımda içten düzgün işe gidemiyordum. İşe gidemediğim için de fiziksel açıdan banal zarar ediyordum. Diyalize sabahleyin gidiyordum, öğlen eve geldiğimde merdivenlerden çıkarken beklemek zorunda kalıyordum. Tansiyonum düşüyordu ve fazla şekilde bitkinlik oluyordu. Lakin hemen sabahleyin işe gidiyorum, akşam eve geliyorum ve bu benim işimi etkilemiyor. Kendime güvenim geldi, şu an ağırbaşlı bir insanım ve huzurlu bir hayatım var. Pazartesi günü olduğunda koşarak diyalize girmek istiyorum, insan diyalize girmek ister mi? Ev çok konforlu, fazla kuytu, fazla huzurlu, istediğinizi yiyebiliyorsunuz, daha kuytu davranabiliyorsunuz ve daha sıcak bir ortam. Bunlar bir insan için çok değerli şeyler.”

Yorum yapın

SMM Panel